Sağlık Çocukluk döneminde hayali arkadaşı olanlar daha yaratıcı

Çocukluk döneminde hayali arkadaşı olanlar daha yaratıcı

- Advertisment -

“Okulöncesi Dönemdeki Çocukların Yap-İnan Oyun Davranışlarının Gelişimi ve Bu Oyun Türünün Sosyal ve Bilişsel Gelişimle İlişkisinin İncelenmesi” başlıklı bir TÜBİTAK projesi yürüten Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, sanılanın aksine çocukların hayali arkadaşlar yaratmasının bilişsel gelişimleri için yararlı olduğunu vurguluyor. Hem 3-15 yaş grubu arasındaki çocuklarla hem de çocukluklarında hayali arkadaşları olduğunu ifade eden yetişkinlerle araştırmalar yapan Tahiroğlu, Türkiye’de çok çalışılmamış bu alan hakkında merak edilen sorulara cevaplar sunuyor.

Hayali oyunlar ya da arkadaşlar üretmenin yüksek bir bilişsel beceri ve yaratıcılık gerektirdiğini belirten Dr. Tahiroğlu, “Hayali arkadaşı olan çocukların sosyal ve bilişsel birçok alanda iyi olmasına şaşırmıyorum, çünkü aslında bir şeyin gerçeği varken onu farklı bir şekilde hayal etmek yüksek bilişsel beceri ve hayal gücü gerektiren bir süreç. Üstelik çocuklar bunu belirli kurallar dahilinde ve kendi dürtülerini kontrol ederek yapabiliyorlar,” ifadelerini kullanıyor.

“Türkiye’deki çocuklarda hayali arkadaş görülme oranı daha düşük”

Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, ebeveynler tarafından çoğunlukla korkulan bir olgu olarak karşılanan hayali oyunlar ve hayali arkadaşlar kavramlarına şu ifadelerle açıklık getiriyor: “Hayali oyunlar aslında -mış gibi oyunlar demek, örneğin bir muzu kulağımıza götürüp telefonmuş gibi oynamak da bir hayali oyun. Bu davranışı çok sık görmediğimiz otizm gibi gelişimsel bozukluklar var, ancak onun dışında neredeyse bütün çocukların 2 yaşından itibaren ‘bir şeyi başka bir şeymiş gibi yapmak’ davranışını gösterdiğini görüyoruz. Hayali arkadaşlar da bu oyunun bir türü.”

Çocukların kendi yaratımı olan görünmez arkadaşlar ve oyuncaklara yansıtılan ya da kişileştirilmiş objeler denilen arkadaşlar olmak üzere iki türlü hayali arkadaşı olabildiğini belirten Tahiroğlu, TÜBİTAK projesi kapsamında geçtiğimiz yıl Türkiye’de 3, 4 ve 5 yaşlarındaki çocuklarla yürüttüğü araştırmada 120 çocuktan sadece 9’unun hayali arkadaşı olduğunu tespit ettiklerini paylaşıyor: “Amerika’da yapılan çalışmalar 7 yaşına kadar takip edilen çocukların yaklaşık %65’inin hayatlarının bir döneminde hayali arkadaşı olduğunu söylüyor. Çin ve Japonya’da da oranlar %30-%50 civarında. Türkiye’de bu oran %15 civarı, literatürdeki verilere göre çok daha düşük. Bu durumun nedenlerinden biri çocukların daha ileriki yaşlarında hayali arkadaş yaratmaları olabilir, çünkü farklı kültürlerde hayal gücü farklı dönemlerde gelişiyor ve en yüksek seviyesine farklı zamanlarda çıkabiliyor.”

“Türkiye’deki aileler hayali arkadaşları patolojik bir sorun sanıyorlar”

Türkiye’deki çocuklarda hayali arkadaşlığa daha az rastlanmasının daha zayıf hayal gücüne sahip oldukları anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Deniz Tahiroğlu, “Hayal gücüne dayalı bir şey yaratmak yalnız kalmayı da gerektiren bir süreç, belki de Türkiye’de çocuklar hayal güçlerinde bir arkadaş yaratacak kadar çok yalnız kalamıyor. Bunun dışında ailelerin hayali arkadaş kavramını patolojik bir durum olarak görmesi de bu sayının az olmasında etkili olabilir, örneğin çalışmamıza ilk yılın gelen annelerin yaklaşık olarak %27’si böyle düşünüyordu,” açıklamasını yapıyor.

Tahiroğlu, ayrıca çocukların genellikle 7 yaş itibariyle okula başlayınca hayali arkadaşlıklarını sonlandırdığını ancak bu durumun çocuğun içine kapanık olmasıyla ilgisi olmadığını ekliyor: “Hayali arkadaşı olan çocuklar genelde sosyal olmayı daha çok isteyen çocuklar, çocuğun okulda çok sayıda arkadaşı olabilir ama eve gelince de sıkılmamak için bir arkadaş daha yaratıyor olabilir.”

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, 2019-2022 yılları arasında yürüteceği “Çocuk ve Yetişkinlerde Hayal Gücünün İncelenmesi” başlıklı projesiyle de konu üzerine araştırmalarına devam edecek.

Leave a Reply

Son Haberler

AÇEV’den çocukların geleceğine ışık tutacak sanat projesi:“Bir Kare Bin Çocuk”

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), her çocuğun hayata eşit fırsatla başlayabilmesi için yürüttüğü projelere bir yenisini ekledi....

Enerjisa Enerji ve Çimsa, 52 milyon TL yatırım ile çimento sektörünün en büyük güneş enerjisi santralini Afyon’da kuruyor

Enerjisa Enerji ve Çimsa iş birliğinde Türkiye çimento sektörünün en büyük güneş enerjisi santrallerinden biri hayata geçiyor....

AYVALIK 8. AIMA MÜZİK FESTİVALİ 16 AĞUSTOS’TA BAŞLIYOR!

1998 yılında Prof. Filiz Ali öncülüğünde sınırlı olanaklarla kurulan ve 24 yıldır düzenlediği uzmanlık sınıflarıyla yüzlerce genç müzisyenin...

440 Yıllık Hamam Satışa Çıkarıldı

Mimar Sinan eserlerinden biri olan 440 yıllık Ayakapı Hamamı, emlak sitesinde satışa çıkarıldı. 33 milyon TL’ye satılmaya...

Rekabetçi Sanayi için Geri Dönüşüm Şart

Dünyanın en büyük pazarlarından olmasının yanı sıra ülkemizin de ana ihracat pazarı konumunda bulunan Avrupa’ya ihracatta gerek...

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nden Sanat Şöleni!

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, bu hafta açılışını yapacağı iki sergi ile 92 eseri, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde...

Gülşah Erol, caz ve klasik müziği modern bir kompozisyonla buluşturduğu ikinci stüdyo albümü “Jazz for My Little Cello”yu dinleyiciyle buluşturdu.

GÜLŞAH EROL’UN “JAZZ FOR MY LITTLE CELLO” İSİMLİ İKİNCİ ALBÜMÜ ÇIKTI Başarılı müzisyen Gülşah...

SOUND OF EUROPE FESTİVALİ KAPSAMINDA 12 FARKLI YENİ SES İSTANBUL VE ANKARA’DA İLK KEZ MÜZİK TUTKUNLARIYLA BULUŞUYOR

İstanbul ve Ankara, kültür sanat hayatına ivme kazandıracak yepyeni bir festivale ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sound of Europe Festivali Avrupa’nın...
- Advertisement -

Diğer Haberler
Önerilen Haberler